özgür düşünce platformu

özgür düşüncelerin konuştuğu & tabuların yıkıldığı platforum
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kapitalizm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ehli tevhid
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Yaş : 28
Nerden : konya
Kişisel mesaj : Direnişlerle Gelir Özgürlüğüm
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Kapitalizm   Salı Haz. 17, 2008 6:31 am



Kapitalizm:
İslam ekomoni sistemi, kuramları ve ilkeleriyle kapitalist ekoomi sisteminden bütünüyle farklıdır. Hedefleri birbirinden uzak, ruhları benzer değil, yolları ayrıdır. Şimdi Kapitalizm'in herhangi bir konudaki ilke ve kuramlarını kabul edip sonra da İslam'ın ekonomi kanunlarıyla ilgili bir hükmü üzerinde çalışmaya başlasak, şüphesiz ki bu çalışma, ya bütünüyle yanlış gözükecek ya da bütünüyle kapitalist kalıplara göre şekillenecektir. O'nun İslamÎ ruhu sönecek, İslam hukukunun gaye ve hedeflerine ulaşmak mümkün olmayacaktır. Ve özünde o artık İslamî bir hüküm olmaktan çıkacaktır.
Kapitalizmin temel kuramı, bvasit bir deyişle; ferd kazandığının tek sahibidir. Kazancında başka hiç kimsenin hakkı yoktur. İsterse, servetini tam olarak kullanma yetkisine sahiptir. Harcama hakkına da, şahsi bir kar getiremediği sürece malik olduğu serveti elinde tutma hakkına sahiptir.
Bu kuram, insan tabiatındaki kökleşmiş bencillikle başlar ve refahı için, bütün insani meziyetleri gözardı edecek derecede bencilleşir. Hatta, ahlaki bakış açısını bir yana bırakıp, tamamen ekonomik açıdan değerlendirsek bile bu kuramın, kaçınılmaz biçimde gelir dağılımında dengesizliğe, üretim araçlarının daha şanslı ve zeki bir sınıfın elinde toplanmasına, toplumun, varlıklılar ve yoksullar olarak iki sınıfa ayrılmasına yol açacağı kesindir. "Varlıklılar" bütün üretim araçlarına hakimdirler ve bunları sadece kişisel çıkar ve servetlerini artırmak yolunda bitip tükenmeyen çabalarında kullanırlar. Dahası, toplumun çıkarlarını kendi saçma arzuları için feda ederler. "Yoksullar"a gelince, şimdiye kadar olduğu gibi kapitalistlerin karına hizmet etmekten başka, serveti paylaşma şansları yoktur. Bu durumda, yaşantılarını ancak, hayatlarını sürdürebilecek ölçüde sınırlı olanaklarla sürdürürler. Açıktır ki bu tip ekonomik sistem, bir tarafta tefeci, fabrikatör ve toprak ağası, diğer tarafta işçi, köylü ve borçl üretir. Bu sistemin gerçek tabiatı, karşılıklı yardım ve hoşgörünün toplumsal ruhuna son vermeyi gerektirir.Her fert hayatını, bütünüle kendi malzeme ve kaynaklarıyla sürdürmeye zorlanır. Arkadaş, ya da yardımcı yoktur. Toplumun her üyesi, hayatta kalabilme çabası içinde bir diğeriyle düşmanca bir yarış içerisine girerken, bu sistem muhtaçlar için kapalı bir ekonomi olmuştur.
Servet kaynaklarının mümkün olduğu kadar çoğunu kapma, onları kendi çıkarı için zaptetme ve servetini biraz daha arttırmak için ölesiye bir çaba vardır. Bu mücadelede başarısız olanlar veya onun içinde yer almaya gücü olmayanlar, yardımcısız ve kendi hallerine bırakılırlar. Zekat veya sadaka almayı da içlerine sindiremezler. Onlara acıma yoktur. Onları desteklemek için uzanan hiçbir el yoktur. Onlar, ya intihar ederek bir cehennem hayatına son veririler, ya da karınlarını doyurmak için suç işleme ve ahlaksızlığa zorlanırlar.
Modern kapitalizmin bu temelleri üzeinde yetişen yeni toplum, hoşgörü, işbirliği, merhamet, şefkat ve buna benzer diğer bütün güzel duygulardan uzak, hırs, acımasızlık ve bencillik gibi özelliklerle bezenmiştir. Yabancıları bir kenara bırakın, bir kardeşin diğerine yardım ve destek sorumluluğunu bile yoketmiştir. Bir taraftan binlerce yeni makinenin icadı, bir anda yüzlerce, binlerce kişiyi attırırken, diğer bir yanda hükümet kuruluşları, güçsüzlerin yada artık çalışamayacak drumda olanların geçinebilmeleri için yapılması gereken bazı düzenlemeleri kendilerine addetmedi. Dahası bu yeni sistem, öyle şartlar meydana getirdiki, kitleler arasında öylesine bir ahlak oluşturdu ki, hiç kimse düşmüş ya da düşmekte olan bir kimseye yardım etmeyi kendine görev kabul etmedi. Bu sistemin kaza, hastalık, ölüm ve diğer fevkalâde şartları cesaretle karşılamak için getirdiği bütün çözümler, kazanabilen insanlar içinidir. İhtiyaçlarının üzerinde bir parça da tasarruf edebilecek kadar kazanan insanlar için. Eğer bir kişi, hiçbir şey kazanamıyorsa, felaket anında nereye gitmeli? Modern Kapitazlim'in buna tek bir cevabı vardı. Böyle bir kimse rehinciye gitmeli, elbiselerini aletlerini ve hanımının mücevherlerini rehin bırakmalı ve yılık yüzde üçyüz faizle borç almalı, geri ödeyemeyediğinde, tekrar tefeciye gidip, borcunu ödemek için yüksek faizle borç almalıdır.
( Gelin Bu Dünya'yı Değiştirelim - MEVDUDİ s.29-32 )
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://miger.homegoo.com
 
Kapitalizm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
özgür düşünce platformu :: Çağdaş Fikir Akımları :: Materialist öğretiler ve Diğerleri-
Buraya geçin: