özgür düşünce platformu

özgür düşüncelerin konuştuğu & tabuların yıkıldığı platforum
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Büyü, Bilim ve MAsonluk

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ehli tevhid
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Yaş : 28
Nerden : konya
Kişisel mesaj : Direnişlerle Gelir Özgürlüğüm
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: Büyü, Bilim ve MAsonluk   Salı Haz. 17, 2008 6:45 am

Aşağıda kısaltılarak verilen konuşma, Ümit SAYIN tarafından 09.01.1993 tarihinde hazırlanmış ve Büyük Loca’ya sunulmuştur. Kendisinin bu konuşmayı yaptığı dönemde, DETAM’da (Deneysel Tıp Araştırma Merkezi) farmakolog olarak psiko-nöro farmakoloji (insan beyni üzerinde ilaç destekli psikolojik deneyler) üzerine çalıştığını hatırlatıyoruz.





Değerli Üstadı Muhterem ve Kardeşlerim,



Büyük Loca’mıza yapacağım konuşmam BÜYÜ, BİLİM VE MASONLUK üzerinedir.



Büyü eski Babil dilindeki MAGUS teriminden gelir, çoğulu MAGİ (maji) dir; öğrenilmiş, saygı duyulan, kutsal bilgi anlamında kullanılmıştır. Yüzyıllar boyu okültizmin en önemli yapı taşı olmuş, ilkel kabilelerden günümüze dek değişik süreçlerden geçmiş, evrimleşmiştir. Büyü, doğaüstü, henüz varlığı ve yapısı çözümlenmemiş güçlerin yardımıyla gerçeği bulma, doğadaki bu gerçekleri ve olayları istemli olarak kontrol edebilme uğraşısıdır.



Büyü insandaki kişisel gücün ve özel bir formülün yardımıyla istenen bir amaca ulaşmayı sağlayan bilim-öncesi bir sanattır. Büyüde, uygulanan formül veya yöntem sayesinde doğaüstü kausal bir ilişki, büyünün amaçladığı olguyu ortaya çıkarır. Çağdaş büyü kuramlarının kurucusu Aleister Crowley'e göre Büyü, “İradeyle, bilinçli olarak doğada değişim oluşturabilme bilimi ve sanatıdır” ve büyücülük gücü aslında herkeste vardır.



……………..



*** Büyü işlevleriyle tanrılar ve evren üzerine zorlayıcı etki yapar, yazgıyı değiştirebilir. Dinde ise temel amaç ibadetle tanrılara veya tanrıya şükran duygularını bildirmek; bu ilahi gücü kabullenmektir.



*** Büyü bireyseldir, bazen ‘coven’ (bu kelime İbranice’de ‘Kohen’ olarak evrilmiştir) adı verilen seçilmiş küçük bir topluluğa hitap eder; din ise toplumlara hitap eder, amaçlarından birisi toplumda tutarlı bir sosyal düzen oluşturmaktır.



*** Din yasakları bozulunca günah işlenmiş olur, halbuki büyü bozulunca çok olumsuz bir durum ortaya çıkmaz, zaten büyücü büyünün geri tepmemesi için gereken önlemleri almıştır!



*** Büyü uzmanlaşmış, yetenekli kişiler tarafından yapılabilir; din ise herkese açıktır, kuralları herkes tarafından uygulanabilir.



*** Dinler büyüyü lanetler, reddeder, şeytan işi olarak görür. Büyücü ise dine açıktan saldırmaz, aksine gerektiğinde dinin kitaplarını ve dualarını bile büyü yapmak için kullanabilir.



Büyü aslında bilimin olgunlaşmamış, ilkel halidir. Gerçeği bilmek ve bu gerçeği kullanmak ister; dinde ise gerçek zaten hazır olarak verilmiş, nasıl kullanılacağı önceden belirlenmiştir.



……………..



Yüzyıllarca kahinler ve büyücüler sarayları doldurmuşlar, bazıları da saraya ulaşamadan, kara büyüyle uğraştıkları iddia edilerek ‘cadı tanısıyla’ yakılmışlar; masonluğun kurucularından Temple şövalyeleri de böyle yakılanlardan. 1930’larda da uzunca bir masonik eğitimden de geçen Aleister Crowley ‘modern 20. yüzyıl büyücülüğünü’ kurup; tutarlı ve bilimsel olduğunu iddia ettiği bir dizi kitap yazmıştır. …………



…………. kendi içine kapalı, esrar perdesine bürünmüş tüm alt kültürler büyüden yararlanmışlar! Fakat bazı büyücü ve şamanların en önemli ortak özelliklerinden birisi kaktüs, mantar gibi bitkileri veya meskalin, afyon tentürü, psilosibin gibi çeşitli maddeleri kullanarak beyin kimyalarını ve bilinçleri değiştirmeleri. Bu psikoaktif maddeler algılarda ve düşüncede değişiklikler yaparak, gerçeği ve kendilerini çok farklı değerlendirmelerine yol açmış.



Son on yılda atağa kalkan nörobilim de bilincin ve ruhun yüzündeki perdeyi biraz daha aralayacak, ve bize varoluşun gerçek sırlarını verecek! Artık düşüncenin beyindeki sinir hücrelerinde gelişen elektrokimyasal ileti ve bu iletiyi sağlayan nörotransmiterler sayesinde gerçekleştiği biliniyor; hücre zarının iki yanında tanrı Shiva’nın dansını yapmakta olan sodyum ve potasyum aslında sanıldığından çok daha zekiler!



……………



Masonik sayılardan 3, 5, 7 ve 33 ün özel anlamları vardır; büyüde ve Ortadoğudaki dinlerde bu gibi sayıların tılsımlı kabul edildiğini görüyoruz. Beş köşeli yıldız (pentalfa) astrolojide, alkemide, büyüde, kabalist sembolismde kullanılmıştır; kökeni Pitagorasa kadar dayanmaktadır, o tarihlerde sağlığın sembolü olmasına karşın, büyücüler tarafından emir dinlemeyen ruhları yola getirmek amacıyla kullanılmıştır. Pentalfanın 1824'teki masonik tabloda üstadlığın amblemi olduğunu görüyoruz. Bu amblem günümüzde ışık saçan yıldıza dönüşmüştür. İki eşkenar üçgenin ters olarak üstüste konmasından elde edilen altı köşeli yıldız kara büyüde, astrolojide ve kabalada rastladığımız bir semboldür; masonluktaki kullanım amacı Evrenin Ulu Mimarı ile insanın mükemmel bir biçimde bütünleşmesini ifade etmektir. Güneş de hem masonlukta hem de okültismde rastladığımız sembollerdendir.



Büyü ve okültismle, masonluk arasındaki bir başka benzerlik de hepsinde inisiasyon ve bir aydınlanış için yeniden doğma eyleminin var olmasıdır. Aydınlanma, büyüde ve masonlukta kozmik güçleri kontrol altına alabilmek için bir uyanıştır; hakikatin ayırdında olmak için gözlerin açılması, Evrenin Ulu Mimarı ile bütünleşebilmek için kardeşliğe ilk adımı atabilme anlamında kullanılmaktadır.



Görüldüğü gibi masonluk ile büyüde kullanılan bazı semboller anlamları biraz farklı olsa da aynıdır. Masonluk, büyü ile aynı kökenlerden gelmektedir, ve gizemli ve esoterik felsefelerden etkilenmiştir. Kaynaklarımızın pek çoğu büyü ile masonluk arasındaki böylesi bir akrabalığı kesinlikle kabul etmektedir.



Ancak Masonluk gizemli, dolaylı ve alegorik anlatım tarzlarına sahip olsa da özünde bilimsel dünya görüşünü benimser. Masonluğun salt bir mezhep, bir din, okültist bir topluluk olmamasının nedenlerinden biri de dünyaya akılcı, bilimsel bir açıdan bakabilmesidir.



Kutsal kitapların üçünün de locada açık bulunmasının nedeni, farklı dini inanışlardan doğabilecek çelişkileri ortadan kaldırmaktır. Masonluğun en önemli erdemlerinden birisi de tutarlı olabilmektir; din, mezhep, ırk ayrılığı nedeniyle birbirine düşmek tutarsızlığı beraberinde getirir. Pergel ile gönye kutsal kitapların üstüne konmaktadır çünkü bunlar bilimlerin atası olan geometri ve matematiği kullanan Masonluğu temsil etmektedir ve daha üstündür. Evrenin Ulu Mimarı da bu düzeni kurarken geometriyi ve tutarlı bilimsel yöntemleri kullanmış, bize de onları kavrayabilecek yetiyi vermiştir.



Aslında gerçek büyü bilimdir ve bilimin belirlediği gerçeklerle çelişen gerçek, gerçek değildir. Bizler bilimin sunduğu imkanları kullanarak büyü felsefesinin ulaşamadığı amaçları da gerçekleştirebiliriz. Büyücülük araç ve yöntemlerinin çağdaş versiyonlarını üretebilir; geliştireceğimiz formülleri ve yöntemleri kullanarak bireyleri ve toplumu yönlendirebiliriz.



Söyledim Üstadı Muhterem.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://miger.homegoo.com
 
Büyü, Bilim ve MAsonluk
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
özgür düşünce platformu :: Semavi ve Diğer Dinler :: Masonluk-
Buraya geçin: