özgür düşünce platformu

özgür düşüncelerin konuştuğu & tabuların yıkıldığı platforum
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 SİYASAL PARTİLER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ehli tevhid
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 115
Yaş : 28
Nerden : konya
Kişisel mesaj : Direnişlerle Gelir Özgürlüğüm
Kayıt tarihi : 12/04/08

MesajKonu: SİYASAL PARTİLER   Ptsi Ekim 20, 2008 11:20 am

SİYASAL PARTİLER



Sömürgecilik İslam dünyasını pek çık şekilde etkilemiştir. Müslümanlara sadece fiziki olarak boyun eğdirilmiş aynı zamanda değerleri de dumura uğratılmıştır. Dolaysız Sömürgecilik belki de bir kaç on yıl önce sona erdi ama Dolaylı sömürgecilik ise batılaş(-tırıl-)moş elitler ve ordu, bürokrasi ve Siyasal Partiler aracılığyla sürmekte hatta dolaysız sömütgecilik dahi tamamen yok olmamış Örneğin Filistin, Keşmir ve Eritre hala sömürge egemenliği altında, yüzbinlerce Amerikan askerinin ayak basışıyla birlikte sıra şimdi de Arap yarımadasında.

Dolayısız Sömürgeciliği anlamak kolay. Müslümanlar bilirler ki böyle durumda boyun eğdirilirler ve işleri de başkaları tarafından kontrol edilir. Bu ve buna benzer dönemlerde, gerçekte olan teyk şeyin, iktidarın (ister ingiliz, ister Fransız ister Amerika olsun ) sömürge güçlerinin ajanları olarak iş gören elitlere transfer edildiği bir zamanda Müslümanlar "özgür" olma yanılsaması içinde yaşarlar. Bu durum, sömürgecilerin sadece başkalarının kaynaklarını yağmalama politikasının bir sonucu olarak değilama aynı zamanda sistematik olark onların kurumlarını mahvetmelerive onlaraın yerine kendi batılı modellerini uygulamaları sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu da müslümanları Kuran, Sünet ve Resulun (sav) Siretinden istihraç edilmiş kendi siyasal kültürleri olduğundan, onlar için bir felaketten başka birşey olmamıştır.

Bütün bu yabancı kavramlar, milliyetçilik ve siyasal partiler en yıkıcıları olmuştur. Siyasal Partiler her toplumda bölünme ve çatışmayı teyit ederken; milliyetçilik de ümmeti millet-devletlere bölünmüştür. Milliyetçiliğin geröek yüzü daha açık olduğu halde, siyasal partiler gerçek imtihanlardan kaçmış gibi görünüyorlar. Çoğu müslüman siyasal partilerin ayrıcı tabiatını anlamakta güçlük çekmekte. Sık sık luzum duydukça batı tipi bir siyasal davranışa İslami bir etiket yaftalayarak, "İslamileştikleri" zannına kapıldılar. Yoksa Pakistan, Afganistan Orta Doğu ve Güney Asyada'ki "İslami" partilerin çokluğu için başka bir açıklama getirilemez.

Bu yüzyılda, iki hareket önem kazanmıştır. Mısır'da İhvan'ul-Müslimin(Müslüman Kardeşler), Pakistan ve Hindistan'da Cemaat-i İSlami. İhvan, Cihadı vurgulayıp sosyal proğramlar öngördüğü için, nufuzu Arapça konuşan dünyada hızla yayıldı. Mısırdaki seküler(laik) elitlerin kızgınlığına sebep olan da İhvan'ın Cİhad'ı ön görüp benimsemesinden başka birşey değildi. Pek çok önder konumundaki kişi vurularak öldürülmüş, asılmış veya hapse atılmış ve korkunç şekilde cezalandırılmıştır. Diğerleri de Suudi Arabistan'da veya İran Körfezi ŞEyhliklerine zorla sürgün edilmişlerdir. Ne yazıkki pek çoğu oralarda rahat hayata kapılmışlar, devrimci coşkunluklarını kaybetmişlerdir.Bugünse İhvan Mubarek'in Mısır'ında pek çok küçük siyasal partilerden biri olarak varlığını sürdürmekte.

Cemaat-ı İslami'nin tecrübesi de ortaya farklılığına rağmen daha iyi bir sonuç koyamamıştır. Cemaat-ı İslami, daha başında kendi siyasal mücadelesinin bir parçası olarak cihadı reddedip demokratij seçim yolunu yeğlemiştir. Bu da onu İhvanın da düçar olduğu zalimane davranıştan esirgerken, Cemaat başka bir siyasal partiye indirgendi. Cemaatın Pakistan siyasetinde marjinalleşmesi, kend, toplumlarındabir dönüşüm-değişim için mücadele edenlerin tümü için çok düşündürücü bir ders olmalıdır. Ama görünen de o ki bu ders iyi öğrenilmemiş. Mısır ve Ürdün'deki İhvan, Sdan'da Milli Cephe(NIF) ve Kuzey Afrikanın geri kalan kısımlarındaki be Mlezyadaki Diğer İslami Partiler tümü hali hazırdaki gayri İslami sistemin çatısı altında oynanan siyasal oyunun cazibesine kapılmışlardır.

Bütün bunlar bizi şu soruya götürü, "İslami Hareket Nedir?" Dr. Kelim Sıddıki, İslami Hareketi "Müslümanların, tüm insanlığın bu dünyada ve ahiretteki mutluluk ve refahı için, marufu emretme ve münkeri nehyetme aracı olarak İSlam Devletini kurmak, düzenlemek, geliştirmek, savunmak, genişletmek ya da yeniden inşa etmek için sürdürdükleri mücadeledir" şeklinde tanımlamaktadır. Bu yüzden her müslüman, tanım gereği, İslami Hareket'in bir üyesidir. İlk İslami hareket de Rasulun bizzat kendi tarafında uzlaşmaya varmak için Nebi'ye Mekkede Reisleri olması için yapılan teklifi reddettiğiniöğreniyoruz. Bugün üyeleri askeri diktatörlük altındaki kabine mevkilerini ya daseküler yöneticilere kontrol edilen parlemento sandalyelerini kabul eden bazı siyasal partilerin davranışlarına ancak şaşılabilir.

İslami Hareket'in görevi müslüman kitleleri kendi toplumlarında İSlam devrimini gerçekleştirerek İslam Devletini kurmaları içim seferber etmektir. Siyasal Partiler kolay bir şekilde statüko(mevcut düzen)yu korur. Fark ise oldukça kayda değer ve açıktır.



15-12-1990

Crescent

_________________
İslama inanmış olanlar, İslam'ın zaferi için mallarını ve canları ile fedakarlığa hazırmıdırlar? Yoksa, yanlız bu nizamın kurulmasını temenni ederek batıl ve uydurma nizamların baskısı altında kalmağa razımıdırlar?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://miger.homegoo.com
 
SİYASAL PARTİLER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ŞİZOFRENİ İLE İLGİLİ BAZI YASAL KONULAR

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
özgür düşünce platformu :: İslam Üzerine :: İslam Adına Particilik-
Buraya geçin: